MİRAÇ KANDİLİ NEDİR?

Recep ayının 27. gecesi  olan Miraç kandili, Kadir gecesinden sonra en faziletli gece olarak kabul görülüyor. Bu gece Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in Mescdi-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya oradan da Allah’ın huzuruna yükseldiği ve Allah’ın Hz. Muhammed aracılığıyla kullarına namazı hediye ettiği gecedir.

Mübarek üç ayların ikinci kandili olan Miraç Kandili yarın Müslümanlar tarafından idrak edilecek. Bu özel günde sevdiklerine mesaj atmak isteyenler en güzel  ve en anlamlı resimli Miraç Kandili mesajları, sözleri haberimizde. İşte detaylar…

MİRAÇ KANDİLİ 2021 NE ZAMAN?

Miraç Kandili 10 Mart 2021 Çarşamba günü idrak edilecek.

MİRAÇ NE DEMEK?

Miraç, kelime manası itibariyle “merdiven”, “yükselecek yer”, “en yüksek makam” manalarına gelmektedir. 

MİRAÇ KANDİLİ NEDİR?

Recep ayının 27. gecesi  olan Miraç kandili, Kadir gecesinden sonra en faziletli gece olarak kabul görülüyor. Bu gece Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in Mescdi-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya oradan da Allah’ın huzuruna yükseldiği ve Allah’ın Hz. Muhammed aracılığıyla kullarına namazı hediye ettiği gecedir.

MİRAÇ KANDİLİNDE NE OLDU?

Recep ayının 27. gününün Miraç Kandili’ne denk geldiğini belirten Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, miracın Kur’an-ı Kerim’de adı anılan ve işaret edilen bir gece olduğunu vurguladı.

Yılmaz, İsra suresinin ilk ayetlerinde miraç olayının geçtiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Peygamberimiz bir gecede Mekke’den Kudüs’e gidiyor. Bu olay bir an içerisinde gerçekleşiyor. Daha sonra Kudüs’ten Cebrail’in rehberliğinde sema katlarına uruc ediyor, Efendimiz Allah’ın huzuruna erişiyor. Olayın bu safhası miraçtır. İsra olayı Kur’an-ı Kerim’de, miraç olayı ise hadislerde yer almaktadır. İsra ve miraç mucizesinin Peygamber Efendimizin hayatında ve İslam’ın ilk döneminde çok önemli bir mesaj değeri var. İsra mucizesi Peygamberimizin ‘Hüzün Senesi’ diye bilinen amcası Ebu Talib’in ve Hatice validemizi vefat ettiği ve Mekkeli müşriklerin kendisine sosyal ve ekonomik ambargo uyguladığı bunalımlı bir senedir. Allah böyle bir dönemde efendimizin kalbini teselli etmek ve gönlündeki darlığı azaltmak için onu bir İsra ve miraç mucizesiyle taltif etmiştir. Böyle önemli bir olayda, miraçtan getirilen ve ümmete hediye edilen 5 vakit namaz ibadetidir. Önceleri Efendimiz gece namazları kılardı ama namazın bütün ümmete 5 vakit farz kılınması bu gecenin bereketidir. Bu gecede namazla miraç bütünleşmiştir. Miraç hadisesi bize birtakım hediye ve atiyelerin Allah’ın katından getirildiği ve bizim hayatımızda önemli değişikliklere vesile olan mühim bir gecedir.”

Miraç Kandili’nin ramazanın müjdeleyicisi olan recep ayının artık sona erip ve şaban ayının geldiğini gösteren bir dönem olduğunu anlatan Yılmaz, “Miracın bizi safha safha, adım adım ramazana hazırlayan, ramazana hazırlıksız ‘küt’ gibi düşmeyelim diye önemli bir uyarıcı mesaj değeri bulunmaktadır.” dedi.

MİRAÇ KANDİLİNDE NELER YAPILIR?

1. Kur’ân-ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur’ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

2. Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir?” gibi konular başta olmak üzere, hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.

6. Günahlara samimi olarak tövbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.

8. Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

10. Kişi kendine ve diğer mü’min kardeşlerine, hattâ isim zikrederek dualar etmeli.

11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.

14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.

15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.

17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e-posta ile tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.

“Mübarek gecelerin ihyası ile ilgili hususi bir ibadet mevcut değildir. Namaz, tilavet-i Kur’ân, dua gibi bütün ibadet çeşitleri ile gece ihya edilebilir… Mübarek gecelerde kılınan bazı hususi namazlar sünnette mevcut değildir; muteber bir rivayete de istinad etmezler. Bu, “O gecelerde namaz kılmak mekruhtur.” anlamına gelmez. Teheccüd ve nafile namazları teşvik eden rivayetler çoktur. Bunların mübarek gecelerde yapılması elbette daha faziletlidir.” (Canan, Kütüb-ü Sitte, III/289).

MİRAÇ KANDİLİNDE NASIL DUA EDİLİR?

Ey Bizleri varlığa erdiren,

Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran,

Güzeller Güzeli Rabbimiz!

Sana sonsuz hamd ü senalar olsun.

Kainatın İftihar Tablosu peygamber efendimize Sonsuz salat ü selam olsun.

Gufranla ufkumuzda tüllenen şu mübarek berat ve gufran gecesinde bir kere daha dergah-ı ilahînin önünde el açıp yalvarıyoruz:

Bize verdiğin isteme duygusu ve istenenleri vereceğin inancıyla rahmetinin vüs’ati genişliğindeki kapına dayanıyor, şu mübarek berat gecesinde bir kere daha halimizi arz etmek istiyoruz. Halimiz Sana ayan, söyleyeceklerimiz bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklediğimiz asırlardan beri bizi kıvrım kıvrım kıvrandıran dertlerimize derman.. icabet buyur ey Rahîm ü Rahman!

Senin dualara icabet etme mecburiyetin yoktur; ama bizim ona ihtiyacımız hissettiklerimizden de çoktur. Bütün dileklerimizi kabul buyur ve bunları kabulünü vicdanlarımıza duyur; aç ve yalnızlıkla tir tir titreyen kalblerimizi iman ve itminanla doyur.

Ciddi bir yol almış sayılmasak da yıllar var hep yollardayız. Ufkumuz gam ve kederle tülleniyor. Önümüzdeki engebeler beşer takatini aşkın görünüyor. Ümmet-i Muhammed (aleyhissalatü ve’t-teslîmat) perişan, derbeder ve ızdırap içinde, müslümanlık gelenek ve göreneklerin darlığına mahkum, ibadet ü taat kültür televvünlü, duygular, düşünceler fantezilere emanet, mücadelelerin esası da çıkarlar, menfaatler, ırkî mülahazalara dayalı. Sen bizlere çıkar yol lutfeyle ya rabbi!

Önümüzdeki şu upuzun hayat yolculuğunda, bizi kendi idrak ve ihsaslarımızın darlığıyla başbaşa bırakma; akıllarımızı inhiraf ve sürçmelerden, nefislerimizi cismanîliğin baskılarından, gönüllerimizi de heva ve heveslerin öldürücü oklarından sıyanet eyle. Kapının kullarını; ilimde kibir u gururdan, ibadette riya ve gafletten ve duygularına renk attıran ülfetten koru. Senin yolunda yürüyor gibi görünüp Senden uzaklaşmak, gurbet atmosferinde içiçe firkat yaşamak, hep rızadan söz edip gazap arkasından koşmak ne acıdır! Sen bizi kazanç yolu sanılan bu tür haybet vadilerinde ömür tüketmekten muhafaza buyur ya Rabbi.

Şu mübarek gece hürmetine Bizleri bağışla, öyle bir dünyada hayata gözlerimizi açtık ve öyle bir alemde yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak, arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her yerde nefis, şeytan ve aynı takımdan binlerce ifrit ağını germiş av bekliyor; yol boyu yüzlerce fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize oturuyor. İnayetine ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her halimizden belli; bizleri yara-bere almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bu güne kadar elli defa çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir edebilirsin. İçimizi Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize yeniden insan olma yollarını göstermeni diliyoruz ya Rabbi!